En kolayı, en sağlıklısı

Zayıflamak için...

Rezonans terapileri insanın hem bedensel/ruhsal ve psikolojik varlığına çok ince-küçük frekans dokunuşları ile dengeleyici etkilerde bulunmak olarak tanımlanabilir. Rezonans Terapileri , iştahın azaltılabilmesi konusunda ün salmış olsa da zayıflamak isteyen kişi için verdiği yardım aslında bunun çok daha ötesindedir. 

Kilo aldıran gıdalardan kolayca uzaklaşabilmenizi sağlıyoruz...

Hamur işleri, makarna-pilav, tatlılar, şeker ve diğerleri... Rezonans terapileri ile yapılan işlemi, sigara bırakmak için kullandığımıza benzer bir seansın, karbonhidratlar üzerinden uygulanması olarak da düşünebilirsiniz. Bu terapiyi, karbonhidrat grubu gıdalar üzerinden yaptığımızda iştah azalır, kişi kolayca doymaya başlar. Kişinin yedikleri, çok da büyük çaba sarf etmeden, otomatikman azalır. Terapinin bir başka etkisi ise, metabolizmanın hızlanması ve kilo verme hızının artmasıdır.

   

Canınız hamurişi çekmeyecek... 

Rezonans terapisini unlu gıdalar üzerinden kullandığımızda hem iştah azalıyor hem de birçok sağlık probleminde düzelme olduğunu görüyoruz. Hamurun (buğday unu) içindeki gluten bağımlılık yapıyor hem de birbirinden bağımsız birçok sağlık probleminin ortaya çıkmasında rol oynuyor. Bu yüzden de unlu gıdalar üzerinden yapılan terapiler, halsizlikten psikolojik problemlere, migren ve geçmeyen baş ağrılarından kronik bağırsak problemlerine, eklem ağrılarına ya da romatizmal hallere kadar, birçok sağlık probleminde belirgin düzelme yaratabiliyor. Rezonans terapileri seanslarının, kişilerin hem hamur işlerine düşkünlüğünü ve iştahını azalttığını hem de gluten intoleransının yarattığı problemlerin çözümünü sağlayarak metabolizmaya destek verdiğini söyleyebiliriz.

Canınız şekerli gıda-tatlı vb çekmeyecek... 

Şekerli gıdalar, sigara ya da diğer uyuşturuculara çok benzer bir şekilde bağımlılık yaratıyor. Bu "düşkün olma", "çok yeme", "çok sevme" hali, bir ya da iki seanslık bu terapiler ile gideriliyor. Şekerin kendisinin metabolizmayı bozduğunu, insülin dengesini değiştirdiğini ve insülin dengesizliğinin, vücudun enerjiyi depolama eğilimini artırdığını biliyoruz. Hamur işleri ve şeker içeren gıdalar üzerinden yapılan terapi, bu gıdaların alımını "otomatik" olarak azaltmaktadır. Bu tedaviyi alan kişilerin, eskiden yaşadıkları şeker düşmelerini artık yaşamıyor olduğu gerçeği, Rezonans terapilerinin yarattığı enerjetik dengelemenin sonuçlarından sadece birisidir. Terapilerin, bu özelliğiyle şeker hastaları için de kullanılabildiğini hatırlatmak istiyoruz.

Diğer gıdalar üzerinden de yapabiliyoruz...

Kişinin fazla kullandığı ve fazla düşkün olduğu her türlü "problemli" gıda için rezonans terapileri kullanılabiliyor. Örneğin; çok tuz tüketiyor ve azaltmak istiyorsanız, yapılan seansta diğer gıdalarla birlikte tuz da kullanılıyor ve kişilerin tuza "düşkün olma" hali giderilebiliyor. Ya da sizi kola içme alışkanlığından kolayca kurtarabiliyoruz.

Rezonans terapilerini iştahınızı azaltmak için kullanıyoruz...

İlk seansın hemen ardından, yediklerinizin, çok çaba harcamadan azaldığını ve yapılan iki seansın, iştahınızı ve yeme ihtiyacınızı belirgin olarak azalttığını fark edeceksiniz. Yedikleriniz "otomatik" olarak azalacak. Ancak, asıl etki, ikinci seansın ardındaki günlerde ve sonrasındaki haftalarda ortaya çıkacak. Terapiler sonrasında artık ekmek, makarna, hamur işleri, tatlı ya da çikolata gibi karbonhidratları aramadığınızı fark edeceksiniz. Bu gıdaları yediğinizde de az miktarının yeterli geldiğini ve kendinizi hiç zorlanmadan durdurabildiğinizi fark edeceksiniz. Bu bahsedilenler, otomatik olarak gerçekleşecek. Yani bir diyet yapıyor hissi olmadan, yediklerinizin kendi kendisine azaldığına şahit olacaksınız.

Rezonans terapilerini metabolizmayı dengelemek için kullanıyoruz...

Bu terapilerin, metabolizma hızını artırdığını, yani kilo verme hızını artırdığını her gün gözlemliyoruz. Bir başka gözlemimiz ise; bu terapiler sonrasında özellikle göbek-bel çevresindeki yağlanmanın azaldığı. Yani hem iştah kapanıyor hem de kişinin kilo vermesi kolaylaşıyor. Bir yandan da ödemin azaldığını ve vücudun şekle girmesinin hızlandığını görüyoruz.

Rezonansın diğer etkileri...

Bu terapileri alan kişilerin, ilk seanslardan bir iki hafta sonrasında, birbiriyle bağlantısız gibi görülen birçok sağlık problemlerinin azaldığına ya da ortadan kalktığına şahit oluyoruz. Şeker düşmelerinin azalması, migren ataklarının azalması, varsa menapoz şikâyetlerinin azalması ve uykuların düzelme eğilimine girmesi, sabah yorgunluklarının azalması; bu terapilerin sık karşılaştığımız diğer etkilerinden. Terapilerin ikinci haftasından itibaren kendinizi hafiflemiş hissettiğinizi, uykularınızın düzeldiğini, vücut ağrılarınızın azaldığını ve duygusal olarak sakinleştiğinizi göreceksiniz.

ÖNEMLİ NOT:  Bu site rezonans terapileri ile ilgili farkındalık oluşturmak için hazırlanmıştır. Bu sitede bahsedilen uygulamalar, biorezonans ve rezonans terapileri ile ilgili açıklamalar, hastalık tanımları ve vücudun enerji sistemiyle ilgili verilen bilgiler, dünyada yayılmakta olan bir entegratif/holistik (tamamlayıcı/bütünsel) wellness akımının yansımalarıdır. Ancak, bu sayfalarda anlatılanlar; klasik tıbbi yöntemler, tıbbi tedaviler ya da tedavi önerileri değildir. Bu sayfaları okuyan herkesin, bu sayfada yazılanların tıbbi bilgiler olmadığını; bunun yanında rezonans terapileri, biorezonans, biofeedback, bach çiçekleri ya da aile dizimlerinin bir "tedavi yöntemi olmadığı"nı ve "herhangi bir tedaviye alternatif olmadığı"nı bilmesi önemlidir. Bahsedilen yöntemler, "tamamlayıcı ve destekleyici uygulamalar" kapsamında algılanmalıdır.