sigarayı bırakma

Sigara Bırakma

Sigara Bırakma

Sigara ve Güzelliğiniz

Dermatologlar tarafından yapılan araştırmalara göre sigara tiryakilerinde hiç içmeyenlere göre 5 kat fazla kırışiklik var.

Hatta bazı çalışmalarda sigaranın güneş ışınlarından bile etkili olduğu bildiriliyor. İşte sigara tiryakisinin yüzünün belirtileri: Soluk, kirli beyaz-gri renkli ve kırışık deri "sigara tiryakisi derisi" olarak tanımlanmaktadır. Sigara içenlerin %79'unda bu görünüm mevcuttur.

"Sigara tiryakisi yüzü"nün özellikleri şunlardır:

1- Kalıcı çizgi veya kırışıklıklar,

2- Alttaki kemik çıkıntılarının belirginleşmesi sonucu çökmüş yüz ifadesi,

3- Deride incelme, hafif gri görünüm,

4- Derinin hafif turuncu-mor-kırmızı renk alması.

"Sigara tiryakisi yüzü" 70 yaşının üzerindeki kadınların yüz yapısı ile aynıdır. Sigara içenlerde kırışıklıkların erken yaşta başlaması dikkate değerdir. Kırışıklık oluşumu bir yılda içilen sigara miktarı ile doğru orantılıdır. Sigaranın kırışıklık yapıcı etkisine kadınlar daha fazla duyarlıdırlar. Nikotin ve sinir sisteminin uyarılması sonucu gelişen damarlardaki daralma, dokuların oksijenlenmesinde azalma, pıhtılaşmada artış, kolajen depolanmasında azalma, kırışıklık oluşumunu kolaylaştıran etkenlerdir.

Sigaranın deri üzerindeki etkilerini açıklayan faktörler şu şekilde özetlenebilir:

1- Direk toksik etki: Sigara içenlerde derinin neminin azalmış olması, onun toksik etkisine bağlıdır.

2- Mekanik faktörler: Kırışıklığın şeklini belirlemede önemli role sahiptir. Sigara içerken kullanılan yüz kaslarıyla ilgili olarak dudak çevresinde; tek taraflı içenlerde aynı tarafta kırışıklık görülmesi veya kazayağı kırışıkları gibi özel görünümler ortaya çıkar.

3- Genetik faktörler: Bütün sigara içenlerde "sigara tiryakisi yüzü" görünümü olmadığı için genetik faktörlerin rolü de düşünülmektedir.

4- Sigara içenlerde vücudun güneş görmeyen yerlerinde derideki elastik tabakanın , sigara içmeyen aynı yaş grubundakilere göre daha kalın ve parçalı olduğu gösterilmiştir. Derideki kronik oksijenlenmenin azalması, kollajen sentezini düşürerek belirgin kırışıklıklara neden olmaktadır.

5- Sigara damarlardaki daraltıcı etkisiyle deride gri-esmer renklenmeye neden olur.

6- Sigaranın kırışık, erken menopoz, adet düzensizlikleri gibi anti-östrojenik etkileri bilinmektedir. Östrojenin deri üzerindeki fizyolojik etkileri menopoz sonrası dönemde açıkça görülmektedir. Sigara içen kadınlarda göreceli bir hipoöstrojenik durum meydana gelmekte ve bu da deri kuruluğu ve kırışıklıklara neden olmaktadır.

7- Sigara A vitamini seviyesini azaltır, dolayısıyla hücrenin bir numaralı düşmanı olan serbest radikallere karşı korunmayı azaltarak, kırşıklıkların oluşumunu kolaylaştırır.

Sigara içen beyaz veya gri saçlı kişilerde katrana bağlı olarak sarımsı bir saç rengi ortaya çıkar.Sigara içerken sigaranın tutulduğu parmaklar ve tırnaklarında sarı-kahverengi renklenme ortaya çıkar. Bu bulguya "nikotin belirtisi" denir. Sigara içenlerde ağız içi daha koyudur. Hatta yanak iç yüzlerinde inatçı, sert, düzensiz beyaz tabakalar oluşabilir.

Sigara damarlardaki daraltıcı etkisi ile kan akımını bozarak, yara iyileşmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Tek bir sigara içiminin 90 dakika süren bir damarlarda daralmaya yol açabileceği gösterilmiştir. Sigara dumanında 4000 den fazla kimyasal madde bulunur ancak kan akımı azalmasından en çok nikotin sorumlu tutulmaktadır.

Önemli Not … Bu sitedeki tüm yazılar Neosante / Uzm. Dr. Ersal S. Işık tarafından oluşturulmuştur. İzinsiz alıntı yapılması yasal yükümlülük teşkil etmektedir. MORA-Terapi'de kullanılan cihaz Almanya kökenli bir tıbbi tedavi cihazıdır ve T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından da alerjiler, gıda intoleransları, sigara bırakma ve ağrı tedavileri endikasyonlarında kullanılabilecek "Sınıf 2a Tıbbi Tedavi Cihazı" olarak onaylıdır. Bu sitede bahsedilen hastalıkların nitelikleri ve vücudun enerji sistemiyle ilgili bilgiler Avrupa (özellikle Almanya) kökenli ve rezonans-titreşim tıbbı olarak adlandırılmaya başlanan bir entegratif/holistik (tamamlayıcı/bütünsel) tıp akımının yansımalarıdır. Bu bilgiler, ülkemizdeki hakim tıp kültürü içinde halen mevcut değildir. MORA-Terapi, bu konuyla ilgilenmiş ve eğitim almış doktorlar tarafından çeşitli hastalıklarda kullanılabilir; ancak frekanslarla yapılan bu uygulamaların sadece diğer tedavi yöntemlerini tamamlayıcı olarak kullanıldığı unutulmamalıdır. Bu sayfaları okuyan herkesin bu sayfada yazılanların klasik tıbbi bilgiler olmadığını ve MORA-Terapi yanında homeopati, elektrohomeopati, ozon tedavileri ya da renk terapilerinin herhangi bir tedaviye alternatif olmadığını; ancak doktorun tercihi doğrultusunda diğer tedavileri destekleyici şekilde ve klasik yaklaşımlara ek olarak kullanıldığını bilmesi önemlidir.