sigarayı bırakma

Sigara Bırakma

Sigara Bırakma

Ağız Sağlığı

Sigara ve tütün kullanımı ağız sağlığıiçin oldukça zararıdır. Bu zararları kabaca şöyle sıralayabiliriz: Sigara dişlerin üzerinde katran artıkları veya koyu-kahverengi lekeler bırakır.

Sigara içenlerde damakta kırmızı renkli iltihabi oluşumlar gözlenir.

Sigara içenlerde dişeti hastalıklarına yatkınlık oluşur.

Sigara içenlerde kötü ağız kokusu görülür.

Sigara içenlerde ağızda doku bozuklukları (oral lezyonlar) gözlenir.

Sigara içenlerde dişeti çekilmesi oluşur.

Sigara içenlerde ağız kanseri riski artış gösterir.

Tütünün en büyük zararlarından birisi ağız kanseridir. Genelde ağız kanserlerinin %75'inde sigara ve alkol alışkanlığı olduğu saptanmıştır. Kişi sigarayı bırakırsa ağızz kanseri riski hemen ve önemli ölçüde azalır. Sigara bırakıldıktan 10 yıl sonra ağız kanseri olma riski, hiç sigara içmeyeninkine denk olur.

Önemli Not … Bu sitedeki tüm yazılar Neosante / Uzm. Dr. Ersal S. Işık tarafından oluşturulmuştur. İzinsiz alıntı yapılması yasal yükümlülük teşkil etmektedir. MORA-Terapi'de kullanılan cihaz Almanya kökenli bir tıbbi tedavi cihazıdır ve T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından da alerjiler, gıda intoleransları, sigara bırakma ve ağrı tedavileri endikasyonlarında kullanılabilecek "Sınıf 2a Tıbbi Tedavi Cihazı" olarak onaylıdır. Bu sitede bahsedilen hastalıkların nitelikleri ve vücudun enerji sistemiyle ilgili bilgiler Avrupa (özellikle Almanya) kökenli ve rezonans-titreşim tıbbı olarak adlandırılmaya başlanan bir entegratif/holistik (tamamlayıcı/bütünsel) tıp akımının yansımalarıdır. Bu bilgiler, ülkemizdeki hakim tıp kültürü içinde halen mevcut değildir. MORA-Terapi, bu konuyla ilgilenmiş ve eğitim almış doktorlar tarafından çeşitli hastalıklarda kullanılabilir; ancak frekanslarla yapılan bu uygulamaların sadece diğer tedavi yöntemlerini tamamlayıcı olarak kullanıldığı unutulmamalıdır. Bu sayfaları okuyan herkesin bu sayfada yazılanların klasik tıbbi bilgiler olmadığını ve MORA-Terapi yanında homeopati, elektrohomeopati, ozon tedavileri ya da renk terapilerinin herhangi bir tedaviye alternatif olmadığını; ancak doktorun tercihi doğrultusunda diğer tedavileri destekleyici şekilde ve klasik yaklaşımlara ek olarak kullanıldığını bilmesi önemlidir.